Lisan öğrenmek için her gün iki saatini ayıran bir insan yılda 365*2=730 saat dil ile iştigal etmiş olur. Haydi arada tatil yaptı, misafir geldi, hasta oldu, elektrikler kesildi diyelim. Geri kalan 700 koca saat var. Demek ki 700 saat boyunca dile maruz kalmış oluyor.
Bir dil kursunda bir kurun ortalama 100 ders olduğunu düşünürsek, kendimiz bir senede yedi kur kadar çalışmış oluyoruz ki bu çok ciddi bir rakam. Çalışmamızın bir dil kursuna yakın bir tesiri olması için düzenli olması, kaliteli kaynaklar kullanılması ve tekrar ile ders sonlarında şahsi başarının test edilmesi gerekmektedir. Bu düzenli çalışma kabiliyete ve çalışma tarzının verimine göre çok hoş neticeler verecektir.
Yeter ki biz çalışalım ve başarıyı istemeyi bilelim. Ecdadımızdan ders alalım. Fatih Sultan Mehmet Han yedi lisan biliyordu. Biz ise henüz birini öğrenmeye çalışıyoruz. Daha yolun başındayız ve yapacağımız çok iş var.
Çalışmalı, çalışmalıyız. Bakınız Mehmed Âkif ne güzel söylüyor:
“Cemâat intibâh ister, uyanmaz gizli yaşlarla?
Çalışmak!.. Başka yol yok hem nasıl? Canlarla, başlarla.
Alınlar terlesin, derhal iner mev'ûd olan rahmet,
Nasıl hâsir kalır "tevfiki hakkettim" diyen millet?”
Dünyada iki milyara yakın insana ulaşmak…Anlatmayı arzuladığımız değerleri insanlara anlatmak…Güzellikleri paylaşmak…
Ne dersiniz, sizce yeterince parlak bir fikir değil mi?
“Ah be, keşke dil bilseydim, şimdi neler yapardım” deyip yakınmadan önce çalışmalıyız. Üzerimizdeki atâleti atmalı, çalışmaktan zevk almalıyız.
Beden hazzeyler amma ruh zevk almaz atâletten:
Çalışmak sonra dinlenmektir ancak kârı dünyânın.
Eğer eğlence iş olmaz da iş eğlence olmuşsa,
Güzâr etmiş demektir zevk içinde ömr-ü insânın.
- “Dil öğrenmeye başlamam lâzım” demek zamanı sanırım geldi.
Başlamak için gecikmeyelim. Bisiklet sürmeyi öğrenmek için aşamaları, niçini, nasılı, ne zaman öğrenileceğini pek düşünmeyiz. Koltuğa oturur, Bismillah der ve başlarız. Gerisi gelir. Tek gereken başlamak.
Haydi Bismillah…
dil öğrenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dil öğrenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BİR BİLSEM NELER YAPARDIM...
- Ah bir dil bilseydim neler söyleyecektim o yabancıya…
- Aslında liseden birkaç şey hatırlıyorum ama…
- Ah be, keşke dil bilseydim, şimdi kim bilir nerede olurdum…
- Dil öğrenmeye başlamam lâzım…
Birçoğumuzun bir ara heyecana geldiği, şöyle akıcı bir yabancı dile sahip olsam ne güzel olur dediği ve üzerinden çok geçmeden bu arzusunu unutup gittiği olmuştur. Bir turisti veya yabancı dili güzel konuşan birini gördüğümüzde, zorda kalıp da derdimizi bir türlü anlatamadığımızda veyahut da elmas gibi bir hakikati bilip de karşımızdakine tek kelime edemediğimizde içimizden bir sesin “keşke” dediği mutlaka olmuştur.
Ne yazık ki, bu “keşke” sadece bir temenniden ibaret kalıp hep unutulmuştur.
Rasulullah (asm) bir gün Zeyd Bin Sâbit (ra)’a şöyle der: "Ey Zeyd! Benim için yahudilerin yazısını öğren, çünkü ben söylediğim şeylerde onlardan emin olamıyorum." Bunun üzerine Hz. Zeyd İbranice'yi kısa zamanda öğrenir. Böylece Peygamberimizin tercümanı olur. İbranice'den başka Rumca, Habeşçe, Süryanice ve Mısırlıların dillerini de biliyordu, diye rivayet edilmiştir.
Yabancı dil öğrenmek sünnettir ve artık yabancı lisanlardan en az birini öğrenmek elzem hale gelmiştir. Bu kadar sözün ardından ne dersiniz bu sefer de “keşke” deyip unutacak mıyız bu arzumuzu, yoksa zamanı geldi deyip paçaları sıvayacak mıyız? O kadar çok sebep ve seçenek; o kadar çok lisan var ki vakit kaybetmeye
- Aslında liseden birkaç şey hatırlıyorum ama…
- Ah be, keşke dil bilseydim, şimdi kim bilir nerede olurdum…
- Dil öğrenmeye başlamam lâzım…
Birçoğumuzun bir ara heyecana geldiği, şöyle akıcı bir yabancı dile sahip olsam ne güzel olur dediği ve üzerinden çok geçmeden bu arzusunu unutup gittiği olmuştur. Bir turisti veya yabancı dili güzel konuşan birini gördüğümüzde, zorda kalıp da derdimizi bir türlü anlatamadığımızda veyahut da elmas gibi bir hakikati bilip de karşımızdakine tek kelime edemediğimizde içimizden bir sesin “keşke” dediği mutlaka olmuştur.
Ne yazık ki, bu “keşke” sadece bir temenniden ibaret kalıp hep unutulmuştur.
Rasulullah (asm) bir gün Zeyd Bin Sâbit (ra)’a şöyle der: "Ey Zeyd! Benim için yahudilerin yazısını öğren, çünkü ben söylediğim şeylerde onlardan emin olamıyorum." Bunun üzerine Hz. Zeyd İbranice'yi kısa zamanda öğrenir. Böylece Peygamberimizin tercümanı olur. İbranice'den başka Rumca, Habeşçe, Süryanice ve Mısırlıların dillerini de biliyordu, diye rivayet edilmiştir.
Yabancı dil öğrenmek sünnettir ve artık yabancı lisanlardan en az birini öğrenmek elzem hale gelmiştir. Bu kadar sözün ardından ne dersiniz bu sefer de “keşke” deyip unutacak mıyız bu arzumuzu, yoksa zamanı geldi deyip paçaları sıvayacak mıyız? O kadar çok sebep ve seçenek; o kadar çok lisan var ki vakit kaybetmeye
Labels:
dil,
dil öğrenme
Dil Öğreniminde Püf Noktalar
Seviyeniz ilerledikçe Türkçe sözlük kullanımını bırakın! O dilin sözlüklerini kullanın! Meselâ İngilizce’de anlamını bilmediğiniz bir kelimeye İngilizce-İngilizce bir sözlükten bakın! Bu ilk başlarda biraz zor olacaktır. Lâkin bu alışkanlığı edinen kişi o dildeki tariflere alıştığı için kendisini daha iyi ifade etmeğe başlayacaktır.
Zaman zaman o dili konuşanlarla pratik yapın ve konuşma esnasında aldığınız mutluluğu görün! Bir de ileri düzeyde öğrendiğinizde alacağınız mutluluğu tahmin etmeğe çalışın!
- Mümkün olduğunca o dile maruz kalmaya çalışın. Dilbilimciler çocukların dili çabuk öğrenmelerini, anadile maruz olma oranında hızlı olduğundan bahsederler. Meselâ kendisiyle yeterince konuşulmayan, anne babası bütün gün tarla bahçede çalışan çocukların konuşmaya geç başlamasının, konuşmaları yeteri kadar duymamalarından kaynaklandığı söylenmektedir. İkinci dil öğreniminde süreç biraz farklı işlese de
Zaman zaman o dili konuşanlarla pratik yapın ve konuşma esnasında aldığınız mutluluğu görün! Bir de ileri düzeyde öğrendiğinizde alacağınız mutluluğu tahmin etmeğe çalışın!
- Mümkün olduğunca o dile maruz kalmaya çalışın. Dilbilimciler çocukların dili çabuk öğrenmelerini, anadile maruz olma oranında hızlı olduğundan bahsederler. Meselâ kendisiyle yeterince konuşulmayan, anne babası bütün gün tarla bahçede çalışan çocukların konuşmaya geç başlamasının, konuşmaları yeteri kadar duymamalarından kaynaklandığı söylenmektedir. İkinci dil öğreniminde süreç biraz farklı işlese de
Labels:
dil,
dil öğrenme
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

