Yeni yazılardan haberdar olmak isterseniz, buraya e-posta adresinizi yazınız.

İşte o Alametler

Ramazan ayını neredeyse yarıladık. Bugün Ramazan 14 ve hızla akıp geçiyor geçiyor zaman. Dün bir hadis ararken rastladığım bir metni paylaşmak istedim. Takvanın alametleri. Tamam Ramazanda günahlardan elimizden geldiği kadar sakınıyoruz (acaba sakınıyor muyuz?) ama acaba takvanın mertebeleri ve alametleri neler. Yaptığımızı sandığımız şeyler bizi ne kadar takva sahibi yapıyor.
Bu yazı ile kendimizi test edelim istedim. İmam Gazali (ra) Mükaşefetü'l-Kulub adlı eserinde, büyük ahlâk ve fıkıh bilgini Ebu Leys es-Semerkandî'den rivayetle takva (Allah korkusu ile günahlardan sakınmak) hakkında şunları anlatıyor. Beraber okuyalım.

Allah korkusunun, yedi alâmeti vardır:
Birinci alâmet dilde belirir:
Allah korkusu taşıyan kul dilini yalandan, dedikodudan, koğuculuktan, iftiradan ve boş konuşmaktan alıkor, bunlar yerine onu zikirle, Kur'an okumakla ve ilmî konuşmalarla meşgûl eder.

İkinci alâmet kalpte belirir:
Allah korkusu taşıyan kul başkalarına karşı kalbinde düşmanlık, iftira ve kıskançlık barındırmaz. Çünkü kıskançlık iyilikleri mahveder. Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle buyurur:
"Ateş odunu nasıl yerse (yakarsa) kıskançlık da iyilikleri öyle yer."
Bilesin ki, kıskançlık, kalb hastalıklarının başlıcalarından biridir ve bu hastalıklar da ancak ilimle ve iyi ameller işleyerek tedavi edilebilir.
Üçüncü alâmet gözde belirir:
Allah korkusu taşıyan kul, haram olan hiç bir şeye bakmaz. Dünyaya aç ve muhteris gözlerle değil, ibret almak amacı ile bakar. Helâl olmayan şeylerden bakışlarını uzak tutar. Nitekim Peygamber'imiz (S.A.S.) şöyle buyurur: "Kim gözünü haramla doldurursa Allah da onun gözünü kıyamet günü ateşle doldurur."
Dördüncü alâmet karında belirir:
Allah korkusu taşıyan kul, karnına haram lokma sokmaz, çünkü haram lokma yemek ağır günahlardan biridir.
Beşinci alâmet ellerde belirir:
Allah korkusu taşıyan kimse, ellerini harama değil. Allah'ın rızasına uygun şeylere doğru uzatır. Nitekim Kâ'b'ul Ahbar'ın (R.A.) şöyle dediği rivayet edilir:
"Allahu Teala, her bir bölümü yetmiş bin gözlü yetmiş bin bölümü olan yakuttan yapılma bir köşk yaratmıştır. Kıyamet günü bu köşke ancak önlerine çıkan haram şeylerden Allah korkusu ile uzak duranlar girebileceklerdir."
Altıncı alâmet ayaklarda belirir:
Allah korkusu taşıyan kimse, günah işlemeye değil, Allah'ın emrine uygun ve O'nun rızasını kazandıracak işlere doğru yürür, alimlerle ve iyi amel işleyenlerle buluşmak gayesi ile adım atar.
Yedinci alâmet Amel belirir:
Allah korkusu taşıyan kimse ibadetini sırf Allah rızası için yapar, riyadan ve münafıklıktan kaçınır, böylelikle Allah'ın haklarında şöyle buyurduğu kimselerden biri olur:
"Rabb'ının katında Ahiret, günahlardan korkanlar İçindir (Zuhruf, 35).
Böyleleri için Allah (cc) başka bir ayette şöyle buyurur: "Günahlardan sakınanlar, hiç şüphesiz, cennetlerde ve pınarlar(ın başların) dadırlar." (Zariyat, 15)
Başka bir âyette de şöyle buyuruluyor: "Günahlardan sakınanlar cennet ve nimetler içindedirler." (Tur, 17)
Diğer bir âyette de şöyle buyurulur; "Günahlardan sakınanlar emin bir makamdadırlar." (Duhan, 51)
Bu âyetlere bakınca Allahu Teala'nın neredeyse, "bu kimseler Kıyamet günü cehennemden kurtulurlar" diye buyurduğu görülür.

Müminin korku ile ümit arasında bulunması gerekir. Buna göre bir yandan ümit kesmeksizin Allah'ın rahmetini beklerken diğer yandan ibadet hali içinde çirkin hareketlerden vazgeçerek Allah'a tevbe eder.
Nitekim Allah (C.C.) şöyle buyurur:
"Sakın Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin." (Zümer, 53)

Cenab-ı Hak şu mübarek ay hürmetine bizlere, hayırlı ameller işlemeyi, haramlardan sakınmayı, işlediysek günahlarımızdan tevbe etmeyi ve ümit kesmeden rahmet-i ilahiyi ummayı nasip etsin. Hayırlı Ramazanlar...

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails